fill something - Türkçe İngilizce Sözlük

fill something

"fill something" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 40 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
fill something in f. doldurmak
fill something out f. doldurmak
fill something with consternation f. şaşkınlığa sebebiyet vermek
fill something with consternation f. şaşkınlık yaratmak
fill something with consternation f. şaşkınlığa sebep olmak
fill someone in on something f. birine bir konu hakkında bilgi vermek
fill something in f. (kağıdı/boşlukları vb) toplamak
Öbek Fiiller
fill someone in (on someone or something) f. birini (biri/bir şey hakkında) bilgilendirmek
fill something to something f. bir şeyi belli bir noktaya kadar doldurmak
fill someone in (on someone or something) f. birine (biri/bir şey hakkında) bilgi vermek
fill something to something f. bir şeyi belli bir seviyeye kadar doldurmak
fill something to something f. bir şeyi bir yere kadar doldurmak
fill in (for someone or something) f. (birinin/bir şeyin) yerini doldurmak
fill (something) to (some point) f. (bir şeyi bir yere) kadar doldurmak
fill (something) to (some point) f. (bir şeyi bir noktaya/seviyeye) kadar doldurmak
fill someone or something up (with something) f. birini/bir şeyi (bir şeyle) doldurmak
fill in (for someone or something) f. (birinin/bir şeyin) yerine geçmek/bakmak
Konuşma Dili
one's fill of someone or something i. birinden/bir şeyden gına gelme
(one's) fill (of something) i. (birinin) baş etme sınırına gelme
one's fill of someone or something i. birinden/bir şeyden usanma
(one's) fill (of something) i. (bir şeyin) yeterli olması
(one's) fill (of something) i. (bir şeye) doymuş olma
(one's) fill (of something) i. (birinin) tahammül düzeyine gelme
one's fill of someone or something i. birinden/bir şeyden bay gelme
(one's) fill (of something) i. (birinin) hoşgörü sınırlarını doldurma
(one's) fill (of something) i. (birinin) sınırlarını doldurma
one's fill of someone or something i. birinden/bir şeyden bıkma
(one's) fill (of something) i. (bir şeyin) memnun edici düzeyde olması
(one's) fill (of something) i. (birinin) tahammül sınırlarını doldurma
Deyim
fill something up with something f. -ile tıka basa doldurmak
have one's fill of something f. -e doymak
get one's fill of something f. -e doymak
have had fill of something f. bıkmak
have had fill of something f. gına gelmek
have had fill of something f. bay gelmek
have had fill of something f. bıkmak usanmak
fill someone's head with something f. birinin aklına bir şeyler sokmak
fill someone's head with something f. birinin aklını bir şeylerle doldurmak
fill (one's) head with (something) f. (birinin) aklını (bir şeylerle) doldurmak
fill (one's) head with (something) f. (birinin) aklına (bir şey) sokmak